Burdur Rehberi

Burdur Rehberi 

Burdur

Burdur Rehberi

Yüzölçümü : 6883 Km2
Nüfus : 256.803 (2000)

KONUM
Burdur, Akdeniz Bölgesinin iç kısmında ve Göller Yöresi adı verilen bölgede yer almaktadır. İl toprakları 36-53 ve 37-50 kuzey enlemleri ile 29-24 ve 30-53 doğu boylamları arasında yer alır. İlin yüzölçümü 6883 km2 dir İl arazisinin %60.6’sı dağlık, %2.7’si yayla, %19’u ova %17.6’sı engebelidir. Topraklar genel olarak killi ve kireçli bir yapıya sahiptir. İlin genel yüksekliği (ortalama) 1000 metredir.İlimiz güneyden Batı Torosların uzantıları üzerindeki Boncuk Dağları, Elmalı Dağı ve Katrancık Dağı, doğudan yine Batı Torosların uzantısı olan Kuyucak ve Dedegöl Dağı, kuzeyden Burdur Gölü ve Karakuş Dağı Sırası, batıdan ise Acıgöl ve Eşeler Dağları gibi doğal sınırlarla çevrilmiştir.Güneyde Antalya, Batıda Denizli, Güneybatıda Muğla, Doğu ve Kuzeyde Isparta ve Afyon illeri ile çevrilidir. İlde çok sayıda göl ve orta boy akarsu bulunmaktadır. Türkiye'nin önemli göllerinden olan Burdur Gölü her türlü su sporları için elverişlidir. İlin diğer önemli gölleri ise Salda,Yarışlı,Karataş ve Gölhisar Gölüdür. Birçok sulama göletlerinin yanı sıra, Karacaören,Yapraklı,Onaç 1 ve Onaç 2 ve Karamanlı Barajları vardır.

İKLİM
Burdur, Akdeniz Bölgesinde yer almasına rağmen kışları soğuk ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak bir iklime sahiptir. İlin rakımı 950’dir.İç Anadolu Bölgesiyle Akdeniz iklimi arasında bir geçiş noktasıdır.

TARİHÇE
Doğal güzellikleri ve kültürel zenginlikleri açısından Batı Akdeniz Bölgesinin önemli bir kenti olan Burdur’da;19.yy’ın sonları ile 20.yy’ın başlarında yapılan araştırmalar,Güneybatı Anadolu’nun bu kısımlarının Prehistorik devirlerden bu yana iskan edildiğini ortaya çıkarmıştır. Bu evreyi,ilimizin sınırları içinde bulunan Hacılar,Kuruçay ve Höyücek Höyüklerinde yapılan kazılar doğrulamaktadır. M.Ö.7000’lere kadar giden ilimiz tarihi göstermektedir ki,sosyal hayatın ayrılmaz bir parçası olan iskanlaşma,günümüzden 9000 yıl öncesine kadar gitmektedir. Bu durum ilimiz için olduğu kadar,Anadolu kültür tarihi açısından da önemlidir.
  Burdur İlinde,çevresiyle birlikte(Göller Bölgesi) ilk tarih çağlarından günümüze kadar bütün dönemlerin yaşandığını, günümüze kadar gelen medeniyet eserlerinden anlamaktayız. Bugün çevremizde bu dönemlere ait 50’ye yakın höyük ve Tümülüs ile 25’ten fazla ören yeri ve antik kent yerleşim yeri bulunmaktadır.

Burdur Adı Nereden Gelmektedir?

Burdur, Akdeniz Bölgesinin batı kesiminde, Göller Belgesinde yer almaktadır. Burdur adının nereden geldiği hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Birinci görüş, Burdur adının “Polydorion” kelimesinin daha sonra, “Polydor” şekline dönüştüğü, oradan da Burdur şekline dönüştüğüdür. İkinci görüş ise Burdur yöresinin eski adı Limobrama “Göl Kenti” anlamına gelen Limobria kelimesinden türemiştir. Sonradan da değişerek Burdur olmuştur. Fakat Antik Çağlarda Burdur’un yerinde herhangi bir şehir bulunup bulunmadığı bilinmemektedir. Bunun için bu iki adın kesin olarak ne zaman kullanıldığı bilinmemektedir. Üçüncü görüş ve en akla yatkın olanı da; Burdur şehrini kuran Türkmen boylarından Kınalı Oymağı mensupları, konaklama yeri ararken, burayı buluyorlar ve bölgenin güzelliği karşısında “Cennet Buradadır” demişler ve “Burada Dur” sözü zamanla hece düşmesine uğramış ve Burdur’a dönüşmüştür.

YEREL ETKİNLİKLER
Tütün Festivali / 20 Mayıs
Yayla Şenliği / Haziran
Söğüt Şenliği / Haziranın 4. Haftası
Trap ve Tek Kurşun Atışı / Temmuz
Kültür ve Sanat Şenliği / Ağustos
Tefenni Barutlusu Şenlikleri / Ağustos
İncir ve Halı Festivali / Ağustos
Sünnet Şöleni / Ağustos
Altın Tütün Yağlı Pehlivan Güreşi / Ağustos
Öksüz,Yetim ve Kimsesiz Çocukları Koruma ve Geliştirme Birliği Şenliği / Ağustos


GEZ, GÖR, TAD...
İnsuyu mağarası ve şifalı suyu
Sagalassos Antik Kenti
Burdur arkeoloji Müzesini  
İl merkezindeki Osmanlı Dönemi sivil mimari örneklerinden Taşoda Etnografya Müzesi, Bakibey Konağı ve Çelikbaş Konakları
Yukarı Pazar Semtinde üretilen "ceviz ezmesi" olarak adlandırılan ceviz tatlısı  "Burdur şiş" ve Sagalassos Antik Kenti yolu üzerinde süzme yoğurt ile alabalık
Bakırcılar çarşısı
Hediyelik bakır eşya
Burdur Alacası

YEREL TADLAR
Burdur'a özgü yemekler: Testi Kebabı, Burdur Şiş, Kabak Helvası, Ceviz Ezmesi, Ceviz Helvası, Burdur Muhallebisi olarak sıralanabilir. Özel günlerde ve ziyafetlerde et suyundan pişirilmiş, pirinç çorbası, soğanlı kazan eti veya pirinç pilavı, sac kebabı, sac böreği, et böreği ve katmer yapılması gelenektendir

GEZİLECEK YERLER

Ulu Camii
Pazar Mahallesindeki Pazar düzlüğünde yüksek bir tepe üzerindedir. Vakıf kayıtlarına göre Hamitoğlu Dündar Bey yaptırmıştır.1914 depreminde yıkılan minaresinin yazıtında 1300 de yaptırıldığı yazılıdır. Çelik Mehmet Paşa 1749 da onarım yaptırmıştır. Depremden sonra 1919 da ahşap karkas olarak yapılmıştır. Doğu,Kuzey ve Batısında üç kapısı vardır. İçten yarım kubbelidir. Kuzey kapısı yönündeki ikinci cemaat yerini 3 kubbe örtmektedir.1971 depreminde zarar görmüşse de Vakıflar İdaresince yaptırılmıştır. Camii kesme blok taşlardan yapılmıştır. Ahşap tavanlı ve kiremit çatılıdır. Beden duvarlarında iki sıra halinde sivri kemerli pencereler yer almaktadır. Geniş kare planlı camiinin kuzey cephesinde dikdörtgen şekilli son cemaat yeri beden duvarlarından daha alçak ve ayrı bir yapı görünümündedir. Selçuklu ve beylikler dönemi Ulu camilerinde görülen mimari karakteristiğe uygun olarak camiinin kuzeyi, doğu ve batısında üç girişi vardır. Mihrap ve minberi mermerden yapılmıştır. Camiinin kuzeydoğu ve kuzeybatı köşelerinde bulunan iki minaresi kare kaideli silindire yakın çok gen gövdelidir. Şerefe altları klasik baklava ve stalâktitlerle süslenmiştir.

Saat Kulesi
Burdur merkez Pazar Mahallesindedir.1936 yılında yapılmıştır. Ulu camiinin 10 m. kuzeyindedir. Kesme taşlarla inşa edilmiştir. Kare plana sahiptir.
En altta dükkan olarak kullanılan bir mekan vardır. Merdivenlerle çıkılır.
Zeminden aleme kadar altı boğum halinde daralarak çıkan kulede dördüncü katta her biri şehrin dört yanına bakan dört büyük saat yerleştirilmiş ve bu mekana şerefe görüntüsü verilmiştir. Saatlerin üzerinde ise dört pencereli ve piramidal çatısı âlem ile nihayetlenen bir oda vardır. Yüksekliği 30 m.dir

Dengere Camii
Çavdıra bağlı Bölme Pınar adı ile bilinen Dengere Köyündedir.
Selçuklu ve beylikler dönemi ahşap direkli, toprak damlı camilerin Osmanlılar döneminde (XV ve XVI.yy.) yapılmış örneklerindendir. Kitabesi olmadığından kim tarafından ve ne zaman yapıldığı belli değildir. Dengere Camiinin duvarındaki taşlardan birine 1661 tarihi kazınmıştır. Bir gerçek payı olsa gerektir.
Camii minaresi ve şadırvanı ile birlikte bir bütün teşkil etmektedir. Yaklaşık kare planlıdır. Camiinin ortasındaki dört direk çatısını tutmakta ve camiyi üç sahana ayırmaktadır. Tavan düz kirişlerle süslüdür. Ahşap sütunlar sekiz yüzlüdür. Ayaklar klasik devir mermer sütunlardandır. Camide hem asma kat hem tavan konsolları, yastıklar, korkuluk parmaklıkları, boyalı süslü pervazlar yani genel olarak tavan ahşap işçiliği ile seyre doyulmayacak bir güzelliktedir. Minber ahşaptan künde kari ve boyalı olarak yapılmıştır. Minberde pervaz ve ahşap yüzlerde geometrik boyama süsler vardır. Minber alemine geçiş de çok süslü, alem koniktir. Mihrap alçıdan boyalı sütuncuk ve yüzlerle süslü, duvara geçiş üçgen bindirmelerledir. İki kanatlı ahşap kapı oyma-geçme (künde kari) tekniğindedir.
Camiinin esas ölçüsü olan düz toprak dal sonradan kısmen kaldırılıp üzerine çatı yapılarak kiremit ile örtülmüştür.1968 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiş, tamamen yıkılan batı duvarı yeniden yapılmıştır.
 
Dörtayak Türbesi
Burdur merkez hıdırlık (Hızırilyas) denilen bahçeler arasında yer alır. Tapunun 7 pafta, 124 ada, 63 parselinde kayıtlıdır. Muhtemelen XIV. veya XV. yy.a aittir. Tamamı kesme taştan yapılmış olan türbe altta kare planlı olup kapı eşiğinden yukarısı sekizgendir. Piramit çatılı bir külahla üzeri örtülmüştür. Türbenin köşelerinde kareden sekizgene geçilen köşe pahları büyük üçgen satıhlar halinde olup pahların başladığı hizada doğu ve batı kenarları dikdörtgen iki küçük pencere açılmıştır. Kuzey kenarda gene pah köşeleri hizasında iç içe daralan profilasyonlar içinde yekpare taş söveli ve basık yay kemerli kapı yer alır.
İç kısımda tamamı sekizgen planlı olup duvarlar içte sıvasız ve dışta olduğu gibi kesme taştır. Güney kenarda mihrap yer alır. Mekanın üzeri içten kubbe ile örtülüdür. Bu türbe Vakıflar Genel Müdürlüğünce 1984 yılında restore edilmiştir.
 
Pirkulzade Medresesi ve Kütüphanesi
Medrese bugünkü Burdur Müzesinin yerinde iken medreselerin Milli Eğitime devrinden sonra yıkılmış sadece kütüphanesi ayakta kalmıştır. Medresenin kitabesine rastlanamadığından hangi tarihte yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir.
Pirkulzade Kütüphanesi Burdur Müzesi bahçesinde bulunmaktadır. Osmanlı Mimarisinin güzel bir örneğidir. Binanın kitabesi yoksa da kitaplardaki mühürlerden 1239(1823) tarihi vardır.1240(1248) tarihli vakfiyeye göre Burdur Müftüsü Küçük Şeyh Mustafa Efendi tarafından yaptırılmıştır.
Günümüzde bu kütüphane Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları Satış Mağazası olarak hizmet vermektedir.
 
İncir Kervansarayı
Bucak İlçesinin 15 km. batısında İncirdere Köyü yakınında bulunmaktadır. Anadolu Selçuklu Sultanlarından Gıyasettin Keyhüsrev Bin Keykubat tarafından XIII.yy.da M.1238 yılında yaptırılmıştır. Büyük bir kısmı tahrip olmasına rağmen hala ayaktadır.
Han’ın ilk bakışta dikkati çeken kısmı kitabeli taç kapısıdır. Dikdörtgen şeklindeki taç kapının ortasında istiridye kabuğu şeklinde kemerli esas giriş nişi dış cepheden iki yalancı sütunla desteklemiştir. Sütunların üzerinde geometrik desenlerle bezeli iki rozet motifi ile karşılıklı iki aslan tasviri vardır.
Kervansaray avlulu ve kapalı mekân olarak iki kısımdan oluşturulmuştur. Ne yazık ki avlusu yok olmuştur. Basık kemerli kapının üzerinde dört satırlık kitabede yazılar vardır.
Kervansarayın mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne aittir. Tapunun 60 pafta, 2 parselinde kayıtlıdır.
1993 ve 2000 yıllarında Burdur Müze Müdürlüğü sorumluluğunda Prof.Dr. Rahmi Hüseyin ÜNAL tarafından avlu kısmında kazı çalışmaları yapılmıştır.
 
Susuz Kervansarayı
Anadolu Selçuklu devri XIII.yy. kervansaraylarındandır. Bucak İlçesi Susuz Köyündendir.
Susuzhan kareye yakın dikdörtgen bir plana sahiptir. Beş neflidir. Orta nef yüksekçedir. Ortasında bir kubbe vardır. Hanın göze batan önemli yeri batı tarafındaki cephede tak şeklinde giriş kapısıdır. Kapı katının yan söve kanatları çeşitli geometrik desenlerle boş yer bırakılmaksızın bezenmiştir.
Mukarnaslı giriş nişinin üzerinde geometrik oyma süslü iki kabartma rozet motifi vardır. Bu nişin iki yanında yalancı sütunlar üzerinde yükselen ve kemer şeridinde yılan tasvirleri bulunan iki küçük niş daha vardır. Bunların alınlığında ise iki ejder başı vardır.
Hanın beden duvarları dıştan payelerle desteklenmiştir. Tonoz örtü sistemi kesme taşlardan sivri kemerler üzerine yani tonoz kaburgaları üzerine oturtulmuştur. Hanın içinin ışıklandırılması dıştın içeriye genişleyen dikdörtgen pencerelerle sağlanmıştır. Mülkiyeti vakıflara aittir.
Antalya-Burdur yolu üzerinde Evdir Han, Kırk göz Han’dan sonra Susuz Han üçüncü, İncir Han da dördüncü konaklama yeridir.


Rum Kilisesi
İlimiz Merkez Zafer Mahallesinde tapunun 40 pafta, 466 ada, 3 numaralı parselinde kayıtlı bulunan Rum Ortodoks Kilisesinin yapılış tarihi kesinlik kazanmamıştır. 1608 m2 lik bir alan üzerine 632 m2 lik kapalı alanı bulunan kilise 1983 yılında Kültür Bakanlığınca Kültür Varlığı olarak tescil edilmiştir.
Kilise batı kısmına ilaveler ve iç kısmında da bazı tadilatlarla sinema haline getirilmiştir. Pencere ve kapıların çoğu kapatılarak iptal edilmiştir.
Kilise üç neflidir. Orta nef geniş ve yüksektir. Bu kısmın tavanı telisle örtülmüştür. Apsis ve Apsis yanındaki bölümler binanın dış kısmına çıkıntı yapmıştır. Kilisenin üç girişi bulunmaktadır. Güney-Kuzey cephesindeki pencereler sivri-yalancı kemerlidir. Çatı ve dam örtüsünü taşıyıcı elemanlar; yanlarda duvarlar, ortada da yuvarlak ağaç sütunlardır. Altışar adet ve iki sıra kıtık sıva ile kaplı sütunların kaideleri silindiril yivli taştır. Başlıkları da akantus yaprağı bezemelidir. Tavanın dışında kalan bazı yerlerde boyalı resimler bulunmaktadır.
Doğu-batı istikametinde, uzun dikdörtgen planlı kâgir ve ahşap olarak beşik çatılı, bir kısmında alaturka, bir kısmında da Marsilya tipi kiremitle örtülüdür.
Kilise özel şahıs mülkiyetinde bulunmaktaydı. Çok amaçlı salon olarak kullanılmak üzere 2000 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca kamulaştırılmıştır.

Burdur Müzesi
1956 yılında çevredeki eski eserler Bulguroğlu (Pirgulzade) Medresesi'nin ayakta kalan tek yapısı olan kütüphane binasında toplanarak koruma altına alınmış ve böylece müzenin ilk çekirdeği oluşturulmuştur. Burdur Müzesi'nin teşhir salonlarının açılışı ise 1969 yılında gerçekleştirilmiştir.
Bugün 50 binin üzerindeki eser sayısıyla ülkemizin ilk 10-15 müzesi arasında bulunmaktadır. Eser bakımından oldukça zengin olan müze yer bakımından yetersizdir. 1998 yılı içinde yapımına başlanacak olan yeni teşhir salonlarıyla daha yeni bir kimliğe kavuşacaktır.
Burdur yöresi bulunduğu yer bakımından Akdeniz, Ege ve İç Anadolu uygarlıklarının ortak özelliklerini temsil etmektedir. Burdur Müzesi'ndeki buluntular, M.Ö. 7000'den günümüze kadar 9000 yıllık bir geçmişin tarih ve kültür hazinesidir.

Burdur Arkeoloji Müzesi'nde gezip görülecek 3 bölüm vardır:

1- Bahçe (Açık Teşhir): Müze bahçesinde Frig, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerine ait heykeller, steller, çeşitli mimarî unsurlar, lahit ve lahit kapakları, yazıt parçaları, yüksek kabartmalar vb. eserler sergilenmektedir.
2- Heykel Salonu: Bu salonda sergilenmekte olan eserlerin hemen tamamı ilimiz Bucak İlçesi sınırları içindeki Kremna antik kentinden 1970'li yıllarda getirilmiştir. Bunlar arasında sanat değerleri çok yüksek olan Büyük ve Küçük Athena, Hygieia, Leto, Apollon, Nemesis, Dionysos, Aphrodite ve giyimli kadın heykeli vardır.
3- Küçük Eserler Salonu: Burada eserler kronolojik bir sıraya göre düzenlenmiştir. Hacılar-Kuruçay-Höyücek höyüklerindeki kazılarda çıkarılan eserler arasında Geç Neolitik, Erken ve Geç Kalkolitik ve İlk Tunç çağlarına ait buluntular, Demir Çağı, Frig, Pers, Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait pişmiş toprak boyalı ve boyasız kaplar, Ana Tanrıça figürinleri, taş ve bronz balta ve diğer aletler, süs eşyaları, makyaj malzemeleri, riton kaplar, mülkiyet ve hukuk kavramını temsil eden damga ve silindir mühürler, kandil ve kalıpları, madeni tanrı ve diğer tasvirli figürinler, bronz atlet heykeli, sikkelerin yanı sıra, 10 yıldır ülkemizde yapılmakta olan en büyük arkeolojik kazılardan biri olan Sagalassos antik kentinde günışığına çıkarılan ve her biri birbirinden güzel heykel buluntuları ve diğer küçük buluntular sergilenmektedir.

Burdur Müzesi, 1956 yılında kurulduğu zaman, küçük mekânlar içerisinde kalmış; ancak eser sayısı bakımından oldukça iyi bir düzeye erişmiştir. Çevrede yapılan arkeolojik kazılar (Hacılar, Kuruçay, Höyücek, İncirhan, Bubon ve Sagalassos merkezleri), sonucunda Müzedeki taşınır kültür varlıklarının sayısı, müsadere, bağış ve satın alma yoluyla kazandırılanlarla birlikte 1997 yılında 18521'i arkeolojik, 29765'i sikke ve 4655'i etnografik kültür varlığı olmak üzere toplam 52.941'e ulaşmıştır. Bu sayı içerisinde Neolitik Çağdan günümüze değin bütün çağ ve dönemlerin en güzel örneklerini kesintisiz bir şekilde bulmak mümkündür.
Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-17.00 arasında ziyarete açıktır.

Taş Oda Etnografya Müzesi
Burdur İli merkez Pazar Mahallesi, Veyis Sokak'ta yer alan "Taş Oda" 17. yüzyıl Osmanlı sivil mimarlık örneklerindendir.
Adını, kesme taştan yapılmış başodadan aldığı sanılmaktadır. Bu yapının 17. yüzyıl ortalarında Burdur eşrafından Mahmut Paşa tarafından yaptırıldığı söylense de bu konuyla ilgili herhangi bir kayıt mevcut değildir.
Bir bahçe içinde yer alan iki katlı bu yapının, alt katı kesme taştan, üst katı kerpiçtendir ve yapıda ahşap malzemeye de çokça yer verilmiştir.
Kesme taştan yapılmış olan alt katta sivri kemerli olarak iki yanı açık ve mazgal delikli iki penceresi bulunan iki oda yer almaktadır.
İkinci katta bütün kapılar sofaya açılmaktadır. Sofa çıkışında, sağda baş oda yer almaktadır. Taş odanın en eski ve diğer bölümlerine göre daha iyi korunmuş bölümü olan baş oda girişinde yüklük ve dolaplar, davlumbazlı ocak, Bursa kemeriyle ayrılmış bir seki kısmı bulunmaktadır. Oda da sofaya ve dışa bakan pencereler iki sıra halinde olup üst sıradakiler geometrik desenli, renkli vitraylı tepe pencereleridir. Alt pencereler kepenkli olup pencere pervazları kalem işi bitki motifleriyle süslüdür. Dolap ve pencerelerin üzerinde altın yaldızla, konak sahibine methiyeler yazılmıştır. Yüklüğün üzerinde tavana kadar olan bölümde mihraplar içinde vazolar ve çeşitli süs bitkileri kalem işiye süslenmiştir.
Bursa kemeriyle ikiye ayrılmış olan ahşap tavanda daire ve yıldız biçimli süsler bulunmaktadır. Yıldızlar kalem işi kabartma tekniğiyle yapılmıştır; altın ve gümüş varaklıdır. Altıgen tavan bordürü stilize çiçek motifleriyle süslüdür.
Üst katta baş odanın dışında dört oda daha bulunmaktadır. Sofanın güneyinde dipte bulunan sandık odasında göbekli ahşap tavan vardır. Yüklüklerin yanında ise alçıdan karşılıklı iki şerbetlik göze çarpmaktadır.
Sofada oturanların çevreden görünmemesi için ahşap kafeslerle çevrilmiş olduğu görülür.
Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.

Bakibey Konağı ( Kocaoda )
Burdur merkez Değirmenler Mahallesi Paşa Köprüsü civarındadır. Kültür Bakanlığı tarafından restore edilerek hizmete sunulan yapı, plan ve süsleme bakımından 18. yüzyıl Osmanlı sivil mimarîsinin güzel bir örneğidir.
Bu yapı 1800'lü yılların başında Reşit Bey üzerine kayıtlı görünmektedir. Yapı Reşit Bey'in dedesi Ahmet Paşa ya da onun babası Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış olsa gerektir.
İki katlı olan yapının alt katı kesme taşlardan, üst katı ise ahşap ağırlıklı kerpiç malzemelerinden yapılmıştır. Alt katta ahır, ambar gibi bölümleri bulunan eve bahçeden taş bir merdivenle çıkılmaktadır. Taş merdivenin simetrik bölümünün yok olması binanın bazı bölümlerinin de yok olduğunu göstermektedir.
Üst katta bahçeye bakan geniş bir eyvan bulunmaktadır. Eyvanın tavan kısmı süsleme ve ahşap işçiliği bakımından önemlidir. Çatı saçakları oymalı ağaç işçiliği bakımından güzel bir örnek teşkil eder. Eyvanın sol başındaki baş odada bulunan yüklük, dolap, pencerelerdeki işlemecilik ve tavandaki altın-gümüş varak işlemeciliği ve bitkisel motiflerle yapılan süslemeler çok güzeldir. Pervazların tümünde kalem işi süslemeler vardır. Tavan ortalarında altıgen yıldızlar bulunmaktadır.
Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-17.30 saatlerinde ziyarete açıktır.

Örenyerleri
Sagalossos Örenyeri - Ağlasun İlçesi Kremna Örenyeri - Bucak/Çamlık Köyü Keraitae Örenyeri - Bucak/Belören Milias Örenyeri - Bucak/Kocaaliler Sia Örenyeri - Bucak/Karaot Kodrula Örenyeri - Bucak/Kestel Bubon Örenyeri - Gölhisar Kibyra Örenyeri - Gölhisar Mallos Örenyeri - Merkez/Karacaören Olbasa Örenyeri - Kemer/Belenli Kormasa Örenyeri - Merkez/Çallıca Takina Örenyeri - Yeşilova Lisinia Örenyeri - Merkez/Karakent Köyü Hacılar Höyükleri - Merkez Hacılar Köyü Kurçay Höyük - Merkez/Kuruçay Köyü Yassıgüme Höyüğü - Merkez/Yassıgüme Köyü Gölde Höyüğü - Merkez/Gölde Köyü Yarköy Höyüğü - Merkez/Yarıköy/Soğanlı Aziziye Höyük - Merkez/Aziziye Eğneş Höyüğü - Merkez/Çallıca Höyücek Höyük - Bucak Merkez Tepecik Höyük - Bucak Merkez İncirdere Höyük - Bucak Merkez Karaaliler - Bucak Merkez Ürkütlü Höyüğü - Bucak Ürkütlü Uğurlu Höyük - Bucak Uğurlu Köyü Çavdır Höyük - Çavdır/Merkez Höyükköy - Tefenni/Merkez Beyköy Höyük - Tefenni/Beyköy Karamusa Höyük - Tefenni/Karamusa Dereköy Höyük I-II - Yeşilova/Dereköy Gebren Höyük - Çaltepe Köyü Genceli Höyük - Yeşilova/Genceli Yazı Höyük - Yeşilova/Büyükyaka Hancarlı Höyük - Yeşilova/Karaatlı Bademli Höyük - Karamanlı/Bademli Büdemli Tümülüsleri - Karamanlı/Bademli Harmankaya Tüm. I-III - Karamanlı/Bademli Düğer Tüm. I-IV - Merkez/Düğer Hacılar Tümülüsü - Merkez/Hacılar Yuvalak Tümülüs - Tefenni/Yuvalak Kayadibi I-II - Yeşilova/Kayadibi Karaatlı Tümülüsü - Yeşilova/Kayadibi Topraktepe Tümülüsü - Gölhisar/Uylupınar Salda Gölü - Yeşilova Düğer Küçük Ada - Merkez/Düğer Düğer Böcülü Tepe - Merkez/Düğer Balbura Örenyeri - Altınyayla Yarışlı Höyük - Yeşilova - Yarışlı Köyü Karaçağıl Tümülüsü - Çacdır - Kayacık Asartepe Örenyeri - Ağlasun/Hisarköy Örtülü Antikkent - Burdur/Merkez Uylupınar Nekropolü - Gölhisar/Uylupınar İnsuyu Mağarası - Burdur/Çineovası Ulu Camii ve Saat Kulesi - Burdur/Merkez İstasyon Höyük - Burdur/Merkez Sandarium Antikkenti - Ağlasun Merkez Yalakasar Antikkenti - Ağlasun Merkez Kaletepe Göz. Kulesi - Merkez Apollon Perminun - Buca Karain Mağarası - Ağlasun Günalan Nekropol - Burdur/Günalan Köyü Antik Kale - Ağlasun Asartepe - Bucak/Kızılkaya Yanıktaş Kaya Kap. - Bucak Döşeme Tümüşüs - Ağlasın Merkez Büyük ve Küçük Höyük - Yeşilova Çeltikçi Höyük - Çeltikçi Çerpiş Höyük

Antik Kentler
Sagalassos: Burdur'a 30 km. Ağlasun 7 km. uzaklıktadır. Bugün kalıntıları hala ayakta olan ve Belçikalı bir ekiptarafından kazısı yapılan antik şehir, M.S II. yy.da en parlak dönemini yaşamıştır.

Cremna: Burdur'a 45 km. uzaklıkta bulunan Bucak ilçesinin 25 km. doğusundaki Çamlık Köyü'ndedir. En parlak dönemini M.S. II yy.da yaşayan Cremna Antik Kenti bir Psidya şehridir. Roma Çağı'na ait eserler hala ayaktadır. Akropol (yukarı şehir) kısmında forum (meydan), bazilika (mahkeme salonu) kilise Elsodra (Kemerli yapısı) ve kütüphane yapısı vardır. Bu binada yapılan kazılar sonunda içinden 9 adet mermer tanrı heykeli ortaya çıkarılmıştır. Bunlar Burdur Müzesinde sergilenmektedir.

Cibyra:  İl merkezine 108 km. uzaklıkta bulunan Gölhisar ilçesinin batısında bulunan üç tepe kurulu olan Cibyra Antik kenti Oineanda Balbura, Bubon (İbecik) antik şehirlerinin birleşerek meydana getirdikleri Tedropolis'in başkentidir. Cibyra'da ayakta kalan başlıca yapılar; stadyum, aşağı ve yukarı agora, Belediye meclis salonu, tiyatro, mezarlılar ve anıtsal su yoludur.

Kuruçay Höyüğü:  Burdura 15 km. uzaklıkta Kuruçay köyü sınırları içinde prehistorik bir  höyüktür.

 



 
Kıbrıs Yurtdışı Yurtiçi Oteller Acentalarımız