Yüzölçümü: 7.774 km²
Nüfus: 133.143 (1990)
KONUM
Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Tunceli İli, kuzeyde ve batıda Munzur Dağları ile Karasu Irmağı, doğuda Bingöl Dağları ve Peri Suyu, güneyde Keban Baraj Gölü ile çevrilidir. Belirgin doğal sınırlarla kuşatılmış olan il toprakları, doğuda Bingöl ve Elazığ, güneyde Elazığ, batı ve kuzeyde Erzincan illeriyle komşudur.
İKLİM
Tunceli İlinin genel iklimi, yazları sıcak ve kurak, kışları yağışlı ve soğuktur. Yağışlar genellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında yağmur, kış aylarında kar şeklinde olmaktadır.
TARİHÇE
Cumhuriyet’ in İlanına kadar
Tarihte İlk Anadolu Birliğini kuran Hititler Tunceli’ye kadar ulaşmışlar, fakat çevreye tam hakim olamamışlardır. Tunceli’de Huriler, Babil ve Asur İmparatorluklarının da etkileri görülmektedir. Med’ ler zamanında kısmen ve Pers’ler zamanında (M.Ö.VI. Yy) Büyük İskender burasını Makedonya Devletine katmıştır.
M.S. 395’ te Roma’ nın ikiye bölünmesi ile bütün Anadolu gibi Tunceli de Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğunun payına düşmüştür. VII. yüz yıl ortalarından itibaren Araplar bu çevreye erişmiş, VIII. Yy Tunceli bir süre İslam İmparatorluğuna katılmıştır. Tabiat yapısı nedeni ile o dönemde yalnız Çemişgezek İlçesi önem kazanmıştır.
Tunceli 1071 tarihinden 1252 tarihine kadar Erzincan’da hüküm süren Mengüçlerin idaresi altında idi. Selçuklu ve Moğolların dağlık mıntıkadan Kızılırmak’ a doğru yaptıkları akınlardan sonra Dersim mıntıkasında bir çok Türk kabileleri yerleşmiş ve buralarda kalmışlardır.
Doğu Anadolu’da Akkoyunlu, Karakoyunlu, Türkmenlerin mücadeleleri zamanında Çemişgezek beyi (Mengüç ailesinden ) Emir Şah Hasan’ dan söz edilmektedir. Bunun torunu Hacı Rüstem Bey zamanında Şah İsmail Çemişgezek ’ e Nur Ali isminde birisini Halife olarak göndermiş, Hacı Rüstem Bey’ de İran’ a muhalefet etmeden Çemişgezek’ i Nur Ali’ ye teslim etmiştir.
Tam bu sırada Yavuz Sultan Selim’ in Çaldıran Savaşını kazanması ile tüm Doğu Anadolu Osmanlılara bağlandı. Ruslar I. Dünya Savaşında Tunceli’ ye girdiler ise de hakim olamadılar. Bundan başka Tunceli Osmanlı imparatorluğu döneminde hiç istila görmedi.
Cumhuriyet ’in İlanından Günümüze
Bugün Tunceli İline bağlı Hozat İlçesi Cumhuriyet öncesi mutasarrıflık iken, Cumhuriyet ’in ilanı ile Dersim Vilayeti haline getirilmiş, 30 Mayıs 1926 tarih ve 887 sayılı kanunla bazı Vilayetlerle birlikte İlçe İdari kuruluşuna dönüştürülmüştür.
Dersim kelimesi, Gümüşkapı anlamına gelmekte olup, kök itibari ile Farsçadır. 25 Aralık 1935 tarih ve 2885 sayılı kanunla geçici merkezi Elazığ İlinin Nazimiye, Hozat, Mazgirt, Ovacık ve Çemişgezek İlçelerinin bağlandığı Tunceli İli teşkil edilmiştir. Aynı tarih ve 2884 sayılı kanunla Tunceli İlinin İdaresi için özel hükümler konarak Korgeneral rütbesinde Vali ve Kumandan yetkisinde bırakılmıştır.
Tunceli İline bağlı 8 ilçesi (Kalan Dahil) özel kanuna göre 01.01.1947 tarihine kadar geçici merkezi bulunan Elazığ’dan idare edilmiş, 30 Aralık 1946 tarih ve 4993 sayılı kanuna göre halen il merkezi olan Kalan Kasabasına nakledilmiştir.
YEREL EL SANATLARI
Tunceli’de geleneksel el sanatları arasında en yaygın olanlar halı, kilim, cicim ve palaz dokumacılığı, dericilik ve çanak-çömlek yapımıdır. Günümüzde halı ve kilim dokumacılığı ilçe merkezlerinde; çanak-çömlek yapımı ise daha çok köylerde yaygındır.
Dokumacılık
İlde temel ekonomik faaliyetin hayvancılık olması, geleneksel el sanatları arasında dokumacılığın ön plana çıkmasını sağlamıştır. Yörede yünden yapılan halı, kilim, çanta, heybe, çorap ve keçi kılından çuval, palaz, harar, örken gibi el dokumaları yapılmaktadır. Pamuk ipliğinden çizgili olarak dokunan ve çoğunlukla kadın şalvarlarında kullanılan manusa (arap dudağı), günümüzde yaygın değildir. Yöreye özgü el sanatları arasında önemli bir yeri olan cicim dokumacılığı, Hozat’ın Dervişcemal Köyünde halen sürdürülmektedir.
Yörede günümüzde de bitki köklerinden elde edilen doğal boya kullanımı yaygındır. Süslemelerde geometrik biçimlerle oluşturulmuş kompozisyonlar yaygındır. Bitki ve hayvan motiflerine daha çok aşiret dokumalarında rastlanır.
Halı dokumacılığı Mazgirt, Çemişgezek, Pülümür ve Ovacık ilçelerinde gelişmiştir. Özellikle Ovacık ilçesinin Yeşilyazı Bucağında dokunan Kemaliye türü ince halılar ünlüdür. Yöre halılarının ortak özellikleri, ilmek iplerinin uzun kesilmesi, kök boya ve doğal renk kullanımıdır. Yaygın olarak lacivert, kırmızı, tuğla kırmızısı, yeşil, pembe, sarı ve turuncu renkleri kullanılır.
Yörede ‘mazman’ denilen göçebe tezgahlarında küçük boyutlu olarak dokunan kilimlerde motiflerde küçüktür. Motifler, çözgü yönüne göre aynı renk dikey veya yatay sular halinde sıralanır. Kumaş dokumacılığı daha çok aşiretlerde yaygındır. Bunlar yünden iki iplik tekniğinde dokunur. Beyaz ve siyah renkli kumaşlara yörede ‘barason’ kumaşı denir.
Çanak-Çömlekçilik
Çemişgezek ilçesinin Karahisar Köyündeki yaygın çanak-çömlek yapımcılığı, günümüzde kaybolmaya başlamıştır. Kadınlar kırmızı killi topraktan başta güveç, kazan kapağı, ibrik, ayran leğeni, yayık ve pekmez küpü gibi kaplar yapmaktadırlar.
Dericilik
Tunceli’de günümüzde örnekleri çok az görülmekle birlikte, koyun derisinden namazlık, keçi derisinden tuluk (Sütün yağını çıkarmak için kullanılır), dağarcık, öküz ve inek derisinden de çarık, atların palan kayışları, eğerleri, üzengileri ve dizginleri yapılır.
NE ALINIR
Birbirinden maharetli genç kızlar tarafından dokunan ve üzerinde yöreye özgü desenlerin işlendiği yer yaygısı türü olan “Cicim” ve çanta olarak kullanılabilecek “Heybe” hediyelik eşya olarak dükkanlarda satılmaktadır. Pülümür dağlarında yetişen birbirinden enfes kokulara sahip çok sayıda değişik çiçeklerden arıların toplamış olduğu özlerle yaptıkları katkısız doğal “Pülümür Balı” tüketim ve hediye amaçlı olarak alınabilir.
Munzur Milli Parkı Vadisinde bulunan dağlarda tamamen doğal ortamında kendi başına yetişen çeşitli dertlere derman tek dişli “Ovacık Sarımsağı” Ovacık ilçesi ile il merkezindeki dükkanlarda satışa sunulmaktadır.
Tunceli’nin yüksek dağlarındaki otlaklarda yetişen değişik otlarla beslenen hayvanların sütünden yapılan Türkiye’de meşhur dağ kokulu “Şavak Peyniri” Türkiye’nin her tarafından alıcı bulmaktadır.
YEREL TADLAR
Oldukça zengin yemek kültürüne sahip olan Tunceli'nin yöresel yemekleri arasında Zerefet (Babiko), Sirekurt, Sirepati, Keşkek, Kavut, Patila unlu yemeklerine örnek verilebilir. Yöreye özgü bitki ve sebze yemeklerinden, Gulik Yemeği, Mantar Yemeği, Döğme Çorbası, Döğme Pilavı, Gulik Çorbası, Guriz Yemeği ile kurutulmuş sebze yemekleri sayılabilir. Geleneksel yöresel tatlılar arasında Helva, Dut Tatlısı, Aşure, Pancar tatlısı, Kabak Tatlısı, Heside (sulandırılmış Dut pekmezi, un ve tereyağı) ile baklava yer almaktadır.
YEREL ETKİNLİKLER
Kurtuluş Günleri
Her yıl 17 Kasım’da “Atatürk’ün Pertek’e Gelişi” ve 17 Aralık’ta “Pülümür’ün Düşman İşgalinden Kurtuluşu” yapılan çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.
Pülümür Bal Festivali
Pülümür ilçesinde, her yıl Eylül ayı içerisinde belirlenen tarihlerde düzenlenen ‘Pülümür Bal Festivali’, yörenin ekonomik ve kültürel hayatına zenginlik kazandırmaktadır. Festival boyunca çeşitli kültürel etkinliklerin yanı sıra kaliteli bal üretimini teşvik etmek amacıyla yarışmalar düzenlenmekte ve ilk üç dereceye giren ürün sahiplerine ödül verilmekte ve bu yolla bal üreticisi teşvik edilmektedir.
Çemişgezek Dut ve Peynir Festivali
Çemişgezek ilçesinde ilk kez 26-28 Haziran 1998 tarihinde kutlanan “Dut ve Peynir Festivali” gerek insanları bir araya getirip kaynaştırması, gerekse yöresel ürünlerin tanıtımını sağlaması bakımından ilçeye büyük katkı sağlamakta ve düzenlenen etkinliklerle festivale katılanlar hoşça vakit geçirmektedirler.
Pertek Dut Festivali
Pertek ilçesinde Temmuz ayı içerisinde belirlenen tarihler arasında düzenlenen festival kapsamında, başta çekirdeksiz dut olmak üzere meyveciliğe dayalı yöresel ürünler tanıtılmakta, ilçenin doğal, tarihi ve kültürel değerleri, Keban Baraj Gölünde ve ilçede düzenlenen çeşitli etkinlik ve gezilerle tanıtılmaktadır.
Munzur Kültür ve Doğa Festivali
Tunceli Belediyesi tarafından ilk kez 28-30 Temmuz 2000 tarihinde düzenlenen, geniş kapsamlı ve geniş katılımlı bir festival olarak gerçekleşmiştir. Fotoğraf sergisi, halk oyunları gösterisi, halk müziği konserleri, film gösterisi, kent gezisi, panel, söyleşi ve edebiyatçıların imza günleri ile çok geniş bir kesimin ilgisini çeken festival programına Tunceli dışından da önemli oranda katılım gerçekleşir. Kentin sosyal ve kültürel yaşamına çok olumlu bir katkı sağlayan festival, il turizmini de canlandırmıştır.
YAPMADAN DÖNME
Munzur Irmağının kaynağını oluşturan ve 40 gözden oluşan Munzur Gözelerini görmeden,
“Ağlayan Kayalar”ın yanı başında bir hatıra fotoğrafı çektirmeden,
Munzur Vadisi Milli Parkını, Çemişgezek’te ki “İn Deliklerini gezmeden,
Çemişgezek, Pertek ve Mazgirt İlçelerindeki tarihi kale ve camiler gezmeden,
Yöreye ait bal ve tulum peynirini almadan,
...Dönmeyin.