TARİHÇE
Yozgat; Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Sorgun ilçesi sınırları içerisinde bulunan “Alişar Höyüğü” nde yapılan kazılar neticesinde 5000 sene öncesine ait eserler bulunmuştur.Ayrıca, Anadolu’da ilk siyasi birliği gerçekleştiren Eti’lerin yerleşim merkezlerinden biridir. Merkeze bağlı Büyüknefes, Dambasan ve Gündoğdu köyleri ile Sorgun ilçesi sınırları içerisindeki Kerkenes Kalesi, Boğazlıyan’a bağlı Çalapverdi ve diğer bazı bölgelerimizde yapılan kazılar neticesinde Etiler’in izine rastlanılmıştır.Anadolu’da tarih devrinin başlangıcını sağlayan Hitit’lerin sınırları içerisinde en kalabalık yerleşim merkezlerinden birisini teşkil ettiği de ortaya çıkarılmıştır.
YOZGAT İSMİNİN VERİLMESİ
İlin, asıl adı "BOZOK" olup, zamanla "Yozgat" olarak değiştirilmiştir. Oğuz'ların; "BOZOK" koluna mensup Türkmenlerin bu bölgeye akınıyla birlikte, yöre "BOZOK" ismiyle anılmıştır. 1800'lü yıllara doğru bu ismin yanı sıra "YOZGAT" adı da telaffuz edilmiştir.
"Yozgat" adının menşei konusunda ise, değişiki söylentiler ileri sürülmektedir:
Bir rivayete göre, Yozgat Saray Köyü'nden (bugün itibariyle kasaba) itibaren aşağıdan yukarıya doğru kat kat yükselmektedir. Bu kat kat yükselişindin ve rakımının yüksekliğinden dolayı önceleri "Yüz kat" denmiş, zamanla bu isim söylene söylene "Yozgat" halini almıştır.
Diğer bir rivayete göre; Aşiret Reisi Ömer Cabbar Ağa'nın yüzü çopurdu. Bu yüzden kendisine Çopur veya Çapar Koca derlerdi. Söylentiye göre Cabbar Ağa, sürülerini bir yaz günü yaylakta otlatırken karşısına Hızır (AS) çıkıyor ve davar sahibi Cabbar Ağa'dan içmek için süt istiyor. Güler yüzlü Ömer Ağa hemen misafirine ikramda kusur etmeyerek, gönül hoşluğu ile sütü ikram eder. Hızır (AS) sütü içtikten sonra çok memnun kalır ve Cabbar Ağa'ya "Çobanoğlu, yozuna yoz katılsın, memleketinin adı Yoz-Kat olsun" diyor. Bu sözü söyleyerek kayboluyor. Temeli böyle olan Yoz-Kat söylene söylene Yozgat halini alıyor.
İsmin kaynağı hakkında her ne kadar tatmin edici bir bilgi yoksa da uzun yıllar bu havalinin böyle anıldığı
bilinmektedir.
Birinci Büyük Millet Meclisinde Kütahya Mebusu Cemil Bey tarafından verilen bir takrir ile Yozgat ismi Bozok olarak değiştirilmiş, bilahare 23 Haziran 1927tarihinde Bozok Mebusu Süleyman Sırrı (İÇÖZ) Bey ve arkadaşlarının verdiği bir takrirle Bozok ismi tekrar Yozgat olarak değiştirilmiştir.
YEREL EL SANATLARI
Yozgat'ta eski yaygınlığını yitirmiş olmakla birlikte dokumacılık, örücülük gibi el sanatları, günümüzde de sürdürülmektedir. Kilim, halı, bez başlıca dokuma türleridir. Ancak bunlarda özgün süslemelerden veya dokuma tekniklerinden söz edilemez. Halılar Kayseri halılarım, kilimlerde Şarkışla kilimlerini andırır. Geometrik motiflerle stilize bitki ve hayvan motifleri yaygın süslemelerdir. Dokumacılıkta bordo, lacivert ve yeşil renkler egemendir.
Gümüş İşlemeciliği: Gümüş işlemeciliği ile ilgili olarak Yozgat’ta bu işle uğraşan birkaç kişi bulunmaktadır. Şu anda çevre illerden hazır yapılmış olarak getirilen gümüş 25-30 yıl öncesinde ustalar tarafından gümüş külçeler veya Osmanlı sikkeleri potalarda eritilip istenilen şekilde işlenip piyasaya sürülürdü. El işlemeciliğinde genellikle kolye, bilezik ,künye,küpe, kapı kolları ,kapı tokmakları v.b. gibi eşyalar yapılırdı. Özel siparişler de dikkate alınıp ustanın elinde şekil bulurdu.
Bakır İşlemeciliği: 25-30 yıl öncesinde Tol çarşı içinde bakırcılar bulunmaktaydı. Ancak bugün için birkaç kişiyi geçmeyen bakırcılık unutulmaya yüz tutmuştur. Bakır işlemeciliğinde de gümüşte olduğu gibi şu anda işlenmiş ve yapılmış olarak gelen hazır kaplar veya eşyaların satışı yapılmaktadır. Daha önceki yıllarda çarşıya plakalar halinde gelen bakır malzeme ustalar tarafından istenilen veya ihtiyaç duyulan mutfak veya vesair eşyalara dönüştürülürdü. (Helke, kazan, tas, tepsi, leğen, sahan, sini v.b.) Bakır levhalar istenilen eşyanın büyüklüğüne göre kesilip önceleri ayakla çalıştırılan ve daha sonraları motorlu olanları çıkan körüklerin kor hale gelen ateşte iyice ısıtılıp tokmaklarla örs üzerinde dövülerek istenilen hale getirilirdi.
Kalaycılık: Bakır mutfak eşyalarının kullanıldığı dönemlerde revaçta bir meslek olan kalaycılık da ugün kaybolmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer almaktadır. Nişadır ve kalay malzemesi ile yapılın kalay işi çok basit bir yöntemle yapılmaktadır. Kalaylanacak kap bir kıskaçla tutulup körüğün korladığı ateşte iyice ısıtılır. Isınmış olan kap kenara çekilir ve içine önce nişadır arkasından kalay malzemesi atılıp bir pamukla sıcaktan hemen eriyen kalay bütün kabın içine iyice sürülür. İşlem tamamlandığı zaman beyaz ve parlak bir görünüm alan kap istenildiği zaman kullanılabilir hale gelir.
Bıçakçılık: 40-50 yıl önce kamyon makaslarından bıçak yapılırdı. Şimdi ise hazır getirilen çelik malzemeden bıçak yapılmaktadır. İstenilen ebattaki çelikler körüğün korladığı ateşte iyice dövülerek istenilen şekle sokulur. Ağız inceliği sağlanan çelik keskin hale getirilmek üzere çark’a verilir. İncelip tesfiye işi biten çelik’e su yağ ile birlikte verilir. Çelik çok sertleşirse suyu yeniden alınır. Bıçak ustalığındaki maharet çeliğe su vermekte bulunur. Bıçak için yapılacak olan saplar ya ağaçtan (gürgen,ceviz) veya keçi,manda boynuzundan yapılır. Boynuzda ateşte ısıtılarak örs ve çekiçle bıçak sapı haline getirilip ve daha sonra bu sap cila ile parlatılarak çelikle birleştirilir ve bıçak tamamlanmış olur.
Nalbantçılık: Otomobillerin az, at arabaları ve kağnıların çok olduğu dönemde nalbantçılık önemli meslekler arasında sayılmakta idi. 30-40 yıl önceleri Yozgatlı ustaları yaptığı nallar hayvanlara takılırdı. Ancak diğer sanatlar gibi kaybolmaya başlayan bu meslekte de Yozgat’ta bu gün iki usta bulunmaktadır. Nallar İstanbul ve Zile’den hazır olarak getirilmektedir. Nal için örs,çekiç,kerpeden ve atın tırnağını yontmak için yonocak denilen aletlere ihtiyaç vardır. Atın tırnağı yonacakla nala uygun hale getirilir ve nal çivilerle tırnağa çakılır.
YÖRESEL YEMEKLER
Arabaşı, Madımak, Testi Kebabı
YEREL ETKİNLİKLER
HALIKÖY, Tarla Dönüşü, Kültür ve Sanat Festivali /04 Eylül
SÜRMELİ FESTİVALİ / 6-8 Haziran
YOZGAT MERKEZ
Bahadın Kültür Şenliği / Temmuz'un 4. Haftası
Bozhüyük Yayla Şenlikleri / 26 Haziran
Devecipınar Yayla Dönüşü Şenliği / 7 Eylül
Aydıncık Soğan Kültür Ve Sanat Festivali / 30 Eylül
Kazankaya Kanyon Şenlikleri / 27-29 Haziran
Eymir Yayla Şenlikleri / 22-23 Temmuz